İçeriğe geç

Yeraltında Gizli Hazineler

Yerin altında saklı veya gömülü hazinelerle ilgili birkaç söz ettikten sonra, keşif ve çıkarma yöntemlerinden bahsedeceğiz. Bunun yanı sıra etraflarında bazen kötü (negativ), bazen de müthiş karakterde cereyan eden olaylara değineceğiz. Gizli hazinelere dair rivayetlerle değil, öncelikle gömüyü tanıyabileceğimiz ve bulabileceğimiz gerçek işaretlerle ilgileneceğiz.

Yeraltında Gizli Hazineler

Bu tür yerlerde gerçekten de birçok hayaletin görüldüğü anlatılır, bazen de aşırı garip, geceleri korku ve dehşet uyandıran sesler duyulduğu söylenir. Genelde Sabbath gecesinde olduğu gibi, bazen de insanda soğuk terler boşaldığı, saçların diken diken olduğu rivayet edilir. Titrek ışıkların, alevlerin bir görünüp bir kaybolduğu, meşale alevinin azalıp söndüğü yerler de böyle yerlerdir.

 

Gömülü hazinelere sahip olan insanların evlerinde bazen hızlı bir rüzgar uğuldar, sanrılar ve garip hayaletler görülür, tuhaf bir uğultu ve gürültü duyulur. Genelde de kural olarak tüm bunlar gece vakti meydana gelir. Gürültü ve doğaüstü görülerin sebebi ise söz konusu mahalde veya yakınlarında bir hazinenin gömülü olmasıdır, başka bir açıklaması da yoktur. Buna rağmen birçok insan, anlamsızca başka fikirlere bağlanırlar.

 

Bazıları, bu hayalet varlıkların, yapılan bir büyü sebebiyle Şeytan tarafından serbest bırakıldığına inanırlar, veya Şeytan ile tanışık bir ev sakininin ona teslim olduğunu veya bir anlaşma karşılığında ona itaat ve bağlılık gösterdiğini varsayarlar.

kötü itham edici (Şeytan)

O zaman bu gaddar ve kötü itham edici (Şeytan), tüm bu kuruntuları görünür kılarak açığa bırakır ve bu insanlar, onun şehvetle beklediği ve özlemini çektiği gibi, artık son günlerini bekleyebilirler. Başkaları ise bu tür yerlerde birilerin öldürülmüş olduğunu ve gizlice gömüldüğünü düşünürken, bazı kişiler de pek kötü bir zorbanın orada öldüğünü ve ruhunun çevrede dolaştığını sanmaktalar. Daha farklı görüşler de mevcuttur. Ancak tüm bu varsayımlar asılsız ve yalandır.

 

Gerçeği temsil eden tek varsayım, bu olayların, yakın bir meskende gömülü hazineler sebebiyle olduğunu kabul edendir. Veya insanın bedeninin dışına atılan, kovulan iblis, onun tarafından tutsak (obsede) edilerek bazen bu yerde kalma izni alır. Bu tuhaf gürültü, gömülü hazinelerin olduğuna dair açık bir işarettir. İki tür gömü vardır: bulunabilen gömüler ve bulunmasının sakıncalı olduğu gömüler. Aralarındaki fark ise şudur:

 

İnsan eli imalatı olan ve insanlar arasında kullanılan altın ve gümüş içerikli hazineleri bulmak kolaydır. Ancak nimf ve silfitlerin hazırladığı, gizleyip koruduğu altın ve gümüş (takı ve mücevherlerin olduğu) gömüleri bulmak zordur. Öte yandan bu altın ve gümüş türüne bazen insanlar dünyasında da rastlanır, ancak nimfler onları yeniden yer altına saklamakta gecikmezler ve bir daha da bulunmaları ve çıkarılmaları zordur.

ruh çağırıcıları, nekromanlar

Tüm bunlar bilinsin ve yukarıda bahsedilenler özellikle ve dikkatle hatırlansın, çünkü majik çubuk yanıltıcıdır ve sıklıkla düşürülen veya yitirilen bir madeni paraya · doğru çekilir. Gömülerin peşindeki büyücüler (ruh çağırıcıları, nekromanlar), farklı görülerin yansıdığı aynalar, kristal ve benzeri objeler kullanırlar.

 

Ama hepsi de sahte ve yanıltıcıdır ve bu yüzden onlara asla güvenmemek gerekir. Şimdi de korunan hazinelerin nasıl aranacağından ve aramak için en uygun zamanın seçiminden bahsedelim. İlk olarak, gömüyü aramak için elverişli zaman, Ay’ın Boğa, Oğlak veya Başak burcundan geçtiği, Ay ve Satürn’ün tesir zamanlarıdır. Hatta ritüellere (ayinlere) başvurmak, majik daireler çizmek veya büyüler yapmak da gerekmez.

gömü arama

Ancak gömüyü ararken mutlaka iyi bir ruh halinde olmalı, kötü düşünce ve tasarılarda bulunmamalı, aşırı duygulanmamalı, ruhsal ele geçirmeden (obsesyondan, musallattan), hayalet varlıklardan veya hileci, düzenbaz ruhlardan korkmamalıdır. Sonra, hazine arayanlar, sohbet etmeli, şarkılar söylemeli, neşelenmeli ve hiç bir şeyden korkmayıp çekinmemelidir. Cesur ruhta olmalı ve bazı hain büyücülerin öğrettiklerinin aksine, hiç bir surette sessiz durmamalıdır.

 

Hazine arayanlar, gömü yerine yaklaştıklarında ve neredeyse bulmak üzerelerken, genellikle yüksek bir gürültü duyarlar ve garip vizyonlar (sanrılar, görümler, halüsinasyonlar), dehşetengiz sahneler görürler. Bu gariplikler, hazinelerine yaklaşan insanları kıskanan pigme veya silfitlerin orada bulunduğu anlamına gelmektedir ve bu varlıkların kendi rızalarıyla değerli eşyalardan vazgeçmeye niyetleri olmadığını göstermektedir, özellikle de gömü onların kendi malıysa veya onlar tarafından gömülü yere getirildiyse vazgeçmeye hiç niyetleri yoktur. Muhafızları tarafından rızayla verilmeyen bu hazineleri oldukları yerde bırakmak gerekir. Hatta bekçilerinden saklanmayı başarır ve gömü çıkartılır ve yerinden götürülürse, bu varlıkların onu sıradan bir çöpe döndürmeye yetenekleri vardır.

yeraltında kıymetli hazineler

Böylece rıza dışı edinilen kıymetli şeyleri hiç bir değeri olmayan toprak, kil, gübre ve benzerlerine dönüştürebilirler. (Buna şahsen tanık olmuşumdur.) Böyle bir dönüşüm olursa ve altın, gümüş benzeri kıymetli bir şey bulamıyorsanız çaresizliğe kapılmayın ve ruhen zayıflamayın. Ve hiç kimseye bundan bahsetmeyin.

 

Yapmanız gereken, Kutsal Kitap’a rücu etmek, Tanrı’nın dünyayı ateşle sınadığının yazıldığı bölüme gelmek ve Zebur’ da altın ve gümüşün ateşle test edilip arındırıldığını tekrar tekrar okumaktır. Ve tüm benzer dönüşümlerde (transmutasyon, simyasal dönüşüm) hakim ve yargıç, ateş olmalıdır. Sınama süreci, metalle minerallerin arınması ve ayrıştırılmasına benzer olmalıdır. Ve bunun sayesinde çöpler, muhakkak kendi ilk hallerini geri alacaklardır. Bu tür simyasal dönüşümlerde çok ilginç bir şeyi daha gözlemleriz.

 

Varlıklar, bazen hazine arayan kişiyi parmağında oynatırlar ve tepeleme bakır dolu kil kaplar, kemik, yumurta kabuğu gibi komik nesneleri buldururlar, bazen de sadece birkaç yıl evvel gömülmüş başka eşyalara denk getirirler. Bunları bulan insanlar, hatalı olarak, kötü ruhlar tarafından dönüştürülen çok kıymetli, gerçek bir hazine, altın veya gümüş olduğunu zannederler. Fakat ansızın bulunan hazinelerin, ruhlarca dönüşüme uğratılamadığı ve ilk hallerini korumayı sürdürdüğü bilinir.

 

Bu yüzden söz konusu değersiz nesneleri simyasal dönüşüm geçirmiş kıymetli bir eşya olarak kabul etmemeli, daha ziyade bir angarya gibi görmelidir; çünkü bazen ruhlar, boş yere emek verilsin diye bunları gömmüşlerdir, hazine arayanları rahatsız etmek istemişlerdir. Bundan başka, kıymetli eşyalara sahip bulunmayan tüm o cadıları da ciddiye almamak lazım. Ancak elde bulundurduklarının mineral veya mineral tozu gibi ağırlıkları olduğu anlaşılırsa, ateşte test edilsinler. Bu konuyla ilgili hiç bir şeyi eksik bırakmamak için bir itirazı da sunmamız gerekir. Bazıları şöyle bir soru sorabilirler: “Peki, gömülü hazinelerin bazen onları hiç aramayan kişilerce bulunmuş olmasını nasıl izah ederiz?”

hazineleri koruyan ruhlar

Bunun sebebi, hazineleri koruyan ruhların, insanların tüm düşünce ve niyetlerini yönetiyor olmalarıdır. Söz konusu mahalde insanların hazine aramaya niyetleri yoksa, hiç bir şeyden kuşkulanmayarak bulmaya da çalışmadıkları için aslında hazineyi kolayca bulabilmekteler. Buradaki olay, düşmanın hamlesini ansızın yakalayan kişinin durumuyla aynıdır. Eğer karşı taraf saldırı beklemiyorsa kazanmak kolaydır. İnsanların bu denli yoğun olarak hazineleri arzulamalarının iki sebebi var.

 

Biri, zenginliklere susayan insanların açgözlülüğü; diğeri, hazinelerin gizlendiği yerlerin sonradan yerleşime açılması, tehlikesiz ve sakin yerlere dönüşebilmesi ve benzer varlıkların artık bu yerlerde rahatsız etmeyecek olmasıdır. Zaten birçok eski şato ve ev bu aynı ruhlar yüzünden boş ve ıssız kaldı. Ama en önemli neden, bu tür yerlerin büyük hazinelerin gömülü olduğu yerler olmasıdır. Bu yüzden bu bölgelerde hazine ararken son derece dikkatli olunsun; para veya kıymetli eşyalardan ziyade, yerin tekrar sakin, yerleşime uygun ve açık bir mahale dönüşecek olmasından dolayı temkinli olunsun.

 

Bir kimse yoğun bir çabayla gömülü bir hazineyi aramaya başladığında şöyle bir şey meydana gelir: ya hazine bulunur ya yerin daha da derinlerine girer, ya da koruyucuları başka bir yere taşınırlar. Saydam kristallerde sık sık beliren görüler (imajlar) hazine arayanları uyarıyorlar: “Hazineleri uzağa taşıyan birçok pigme görüyorum.” Bu sözlere kulak verilsin ve arama sonlandırılsın. Bilinmesi gereken diğer bir şey de şudur; hazine aranan bölgede gürültü-patırtılar ne kadar yüksek sesliyse ve görüler (hayali vizyonlar, sanrılar) ne denli açık ve netse, kıymetli eşyalar da o kadar fazladır ve yüzeye o kadar yakın yerdeler.

 

Kaynak:

MAJİK ARHİDOX/ I, II
Simya ve Maji
PARACELSUS

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir